Arama
E-bülten
E-bülten
Sergiler
Fuarlar
Kültürel Miras ve Müzeler
Sanat 3.0
Sanat Ekonomisi
Sinema
Sahneden
Tasarım
Kitap
Köşe Yazıları
Ajanda
Dükkân
Sergiler
Fuarlar
Kültürel Miras ve Müzeler
Sanat 3.0
Sanat Ekonomisi
Sinema
Sahneden
Tasarım
Kitap
Köşe Yazıları
Ajanda
Dükkân
Arama
Sergiler
Söyleşi

İGA İstanbul Havalimanı'nda dev bir kinetik heykel

37,7 metre yüksekliğinde ve iki hareketli parçadan oluşan kinetik bir heykel, Anadolu kültürünün çeşitliliğini ve etnografik katmanlarını ışık, gölge ve biçim ilişkileri üzerinden, izleyiciye bağlı değişebilen zamansız bir anlatıya dönüştürüyor.

Elif Onay
8 Mayıs 2026
Hayri Karay. Fotoğraf: Süreyya Dernek

Hayri Karay. Fotoğraf: Süreyya Dernek

Seyahat fikri çoğu zaman heyecan vericidir. Havalimanına elde bavullar dolusu telaşla adım atıldığında, insanı hem ulaşılacak destinasyonun heyecanı basar hem de hayat rutininizi arkada bırakmaktan doğan tanımsız bir huysuzluk belirir. Eğer İstanbul Havalimanı’ndaysanız, dünyanın dört bir yanından gelen, belki hayatta ilk ve son defa karşılaşılacak insanlarla anlık ortak hisleri paylaşırken, giden yolcu katında, terminalin tam kalbinde yükselen bu eser de bu ânın bir parçası oluverir. Hipnoz edercesine zeminden yükselerek etrafında devinen bu heykelin ayna yüzeyinde kendi görüntünüz ve sizi saran havalimanı kalabalığının değişken yansımasıyla karşılaşırsınız. Bu ânın zihninizde yeni pencereler açmasına izin verirsiniz. Geçmiş, şu an ve gelecek iç içe geçer. İnsan olma halleri ve ihtimaller birbiri içinde erir, yeniden şekillenir.

Hayri Karay, "Untitled". Fotoğraf: Süreyya Dernek

37,7 metrelik hareketli heykel

Bir yere ulaşma telaşında havalimanlarında geçirilen zamanların bir seyahat kadar akılda kalıcı olmasını beklemiyoruz belki de. İşte tam da bu noktada Hayri Karay’ın “İsimsiz” heykeli, kafamızda bir geçiş alanı olarak yer edinen havalimanı motifinden açılan bir portal gibi, bize zamanda asılı kalan bir deneyim sunuyor. Durup bakmamıza, geçmişin gölgesi ve geleceğin ışığına konumlanan şimdiyi anlamamıza alan açıyor. İGA İstanbul Havalimanı, yolcu trafiğinin yanı sıra kamusal alanda sanat eserlerine yer veren projelere de ev sahipliği yapıyor. Bu kapsamda, 2. İGA ART Sanat Projeleri Yarışması’nın 2023 yılı kazananı heykeltıraş Hayri Karay’ın kinetik heykeli, izleyiciyle buluştu.

Havalimanında, terminalin tam merkezinde sergilenen 37,7 metre yüksekliğindeki eser, iki ayrı hareketli parçadan oluşuyor. Heykel, bulunduğu alanı kaplamak yerine mekânın boşluğunu “çizerek” görünür kılıyor. İGA İstanbul Havalimanı’nın geniş açıklıklı, yüksek tavanlı ve ritmik strüktüre sahip terminal iç mekânı, büyük ölçekli ve dikey etkisi güçlü heykeller için doğal bir sergileme alanı oluşturuyor.

Çelik malzemeden üretilen heykel, ışık ve yansıma üzerinden farklı görsel katmanlar oluşturuyor. Terminal tavanındaki dairesel ışıklıklar ve çizgisel tavan dokusu, eserin yüzeyinde sürekli değişen ışık ve gölge yansımaları üretiyor. Heykel, yalnızca fiziksel bir kütle olarak değil çevresindeki ışık düzeniyle birlikte algılanan bir yapıya dönüşürken, izleyicide sonsuz bir perspektif hissi yaratıyor. Aynalı ve parlak yüzeyler, havalimanının dinamik atmosferini (insan akışı, ekran ışıkları, mimari detayları) yüzeyinde taşıyarak eseri bulunduğu ortamın görsel bir uzantısına dönüştürüyor. Bu proje kapsamında Karay’ın tasarımı, durağan bir heykel anlayışından uzak, izleyicinin hareketiyle tamamlanan, değişen ve sürekli yeniden kurulan bir yapı olarak tanımlanıyor. Işık ve gölge ilişkisi, yapıtın temel kurucu unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.İzleyicinin konumu ve bakış açısı heykelin anlatısını sürekli dönüştürüyor. Bu yönüyle heykel, tek bir anlam dayatmak yerine çoğul yorumlara açık bir deneyim sunuyor.

İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen, Hayri Karay’ın projesiyle ilk kez İGA ART Sanat Projeleri Yarışması ara- cılığıyla tanıştıklarını belirtiyor. Bilgen’e göre eser, devasa boyutunun ötesinde sanat ve havacılığın kesiştiği yeni bir simge olma potansiyeli taşıyor. Özellikle heykelin “tamamlanmış bir nesne” olmaktan çok her yolcunun bakışıyla yeniden anlam kazanan bir süreç olarak ele alınması, havalimanı deneyimini sanatsal bir karşılaşmaya dönüştürme amacı taşıyor. Selahattin Bilgen, heykeli “katılımcı bir sanat deneyimi” olarak tanımlıyor.

Projenin arka planı ve seçim süreci

İGA ART Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gülveli Kaya, havalimanının sanatsal üretim için büyük bir potansiyel taşıdığına dikkat çekiyor. Kaya, “Böyle bir alanda bu yapıtın inşa edilmesinin ve bütün bu güvenlik unsurlarının uygulan- masının arka planında müthiş bir mühendislik çalışması var” diyor.

Anadolu’nun kültürel sentezinden doğdu

Karay, Anadolu’nun kadim kültürlerinn oluşturduğu sentezden yola çıkarak tasarladığı eserde geometrik ve organik biçimlerin ilişkisini öne çıkardığını, bu ilişkiyi yansımalar aracılığıyla izleyiciye aktarmayı amaçladığını ve heykelin her bakış açısında farklı bir deneyim sunacağını ifade ediyor.

Eser, Anadolu’nun tarih boyunca biriktirdiği kültürel çeşitliliği doğrudan betimlemek yerine, ışık ve gölge ilişkisini temel bir ifade aracı olarak kullanarak Anadolu’nun etnografik zenginliğini çağdaş bir görsel dile taşıyor. Heykelde bir araya gelen geometrik ve organik formlar, Anadolu’nun farklı kültürlerinin ve yaşam pratiklerinin iç içe geçmiş yapısını simgesel bir düzlemde çağrıştırıyor.

Karay, isimsiz oluşunu da özellikle vurguluyor. Esere bir isim koymanın izleyiciyi yönlendireceğini, oysa bu yapıtın kişisel yorumlara açık kalması gerektiğini ifade ediyor. Her bireyin heykelden farklı bir anlam çıkarabilmesi, yapıtın temel felsefesini oluşturuyor.

Hayri Karay’ın Cumhuriyet’in 100’üncü yılına ithaf ettiği bu heykel, bugün İGA İstanbul Havalimanı’nda kalıcı olarak sergileniyor ve dünyanın dört bir yanından gelen yolcuları karşılıyor. Detayları açılış günü Hayri Karay’la konuştuk.

Bu eseri üretmeye yönlendiren ilk düşünce ve kavramsal dürtü neydi? Bu fikir, süreç içerisinde hangi estetik ve düşünsel kırılmalarla bugünkü formuna ulaştı?

Bu eser aşağı yukarı benim üç, dört sene evvel yaptığım ufacık bir modeldi. Boyu 11 santimetre uzunluğundaydı. Tabii, durağan bir heykeldi o zaman. Bu model kendi başına öylece bir rafta duruyordu.

Bu modeli ürettikten belki bir sene sonra bir mekânla karşılaştım. O mekânın 25 metre civarında bir derinliği vardı. Ayrıca sirkülasyonu fazla olan bir yer, bir kamusal alandı. O alanı görünce bu heykellerin orada nasıl görüneceğini düşündüm.

Ortamın o “hareketli” atmosferinde,bu gibi “hareketli” bir heykelin orada olabileceğini hayal ettim. Ama tabii, bu fikri hemen orada gerçekleştirmek mümkün değildi. Ardından İGA Art’ın İstanbul Havalimanı kapsamında başlattığı yarışmayı duydum ve başvurdum. Yarışmanın odağındaki mekân benim için olağanüstüydü. Burayı gördüğüm an, “İşte şimdi, heykel yerini buldu” dedim.

Eserin izleyicide ne gibi his ve düşünce uyandırmasını bekliyorsunuz?

İzleyici ne hissetmek istiyorsa. Bu karşılaşmada izleyici hareketli, mekân hareketli, heykel hareketli. Etrafta değişken öğeler var. Bu ‘değişkenlerin’ hepsi aslında birbirlerini etkileyen unsurlar. O yüzden mekân, heykel ve etrafın birbiriyle olan ilişkisini bir arada düşündüğümde bu heykel özelinde “şunu imgeliyorum” demem mümkün değil. O “imge” seyirciye bağlı.

Peki bu yarı soyut eserin, Anadolu kültürünün çeşitliliğini aktarma şek- linden biraz bahsedebilir misiniz?

Anadolu kültürü milattan önce 10 binli yıllardan başlıyor. Üst üste o kadar çok şey yaşanmış ki... Bu kadar yoğun bir geçmişe günümüzden dönüp baktığımızda bazen takip bile edemiyoruz. İşte bu kültür zamanımıza kadar geldi. Anadolu kültürü, “birlikte” yaşama anlayışından şekilleniyor. Biz de bunun üzerine, benzer bir şekilde her şeyi birlikte yaşıyoruz. Bu yüzden o kadar şanslıyız ki!

Peki bu izleyiciyle karşılaşma durumu genel olarak eserlerinizde yer tutan bir şey mi, havalimanı projesi özelinde mi gelişti?

Bir dönem yaptığım işlerde seyicinin heykellerimi elleyerek, yönlerini değiştirerek, hareket vererek, farklı şeyler yapmalarını istemiştim. Burada daha farklı bir karşılaşma var.

Eserle ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

SergilerKültür-SanatsanatGündem
E-bülten
Art Newspaper Türkiye
Hakkımızda
Çerez Aydınlatma Metni
Kişisel Verilerin Korunması
Aydınlatma Metni
Açık Rıza Onay Formu
Künye
Partnerlerimiz
Satış Noktaları
Kariyer
İletişim
Takip Edin
Facebook
Instagram
Twitter
© The Art Newspaper