Tate Direktörü Maria Balshaw, kurumun bugün yaptığı açıklamaya göre, 2026 baharında görevinden ayrılacak.
Balshaw, Manchester Art Gallery ve Whitworth Art Gallery’deki başarılı yöneticilik dönemlerinin ardından 2017’de Tate kadrosuna katılmış, Tate’te 29 yıl boyunca görev yapan Nicholas Serota’nın yerine geçmişti.
Balshaw yaptığı açıklamada, “Son on yılda Tate’in direktörü olarak görev yapmak ve böylesine yetenekli meslektaşlar ve sanatçılarla çalışma fırsatı bulmak benim için büyük bir onurdu. İzleyici kitlesinin hızla büyüdüğü ve çeşitlendiği, kurumun geleceğine dair güçlü bir yol haritasının belirlendiği bu aşamada, Tate’i önümüzdeki on yılın yenilik ve sanatsal liderlik dönemine taşıyacak yeni bir direktöre bayrağı devretmenin doğru zaman olduğuna inanıyorum, ” dedi.
Görev süresi boyunca Balshaw, 2019’da Tate Britain’daki The EY Exhibition: Van Gogh and Britain, 2024’te Tate Modern’de açılan Yoko Ono ve yine 2024’te Tate Britain’daki Sargent and Fashion gibi blockbuster sergilerin de aralarında bulunduğu geniş ve eklektik bir programın şekillenmesine öncülük etti. Balshaw, gelecek yıl Tate’teki son projesi kapsamında, Tate Modern’de sanatçı Tracey Emin’in bugüne dek düzenlenen en kapsamlı sergisinin (Tracey Emin: A Second Life, 27 Şubat–31 Ağustos) ortak küratörlüğünü üstlenecek.
Tate, yaptığı açıklamada Balshaw’ın koleksiyonu çeşitlendirme çabaları, yeni alımlarda cinsiyet dengesi ve coğrafi çeşitliliği güçlendiren adımları övgüyle vurguladı. Kurum ayrıca, Balshaw’ın liderliği döneminde Tate’in toplam üye sayısının 150.000’e ulaştığını ve Tate’in dünyadaki en geniş sanat kurumu üyelik tabanına sahip olduğunu açıkladı.
Tate Yönetim Kurulu Başkanı Roland Rudd ise, “Maria, Tate için gerçek bir yol açıcı oldu. Sanatın tüm zenginliğini daha fazla insana ulaştırma ve daha çok sanatçıyı bu hikâyeye dahil etme yönündeki temel inancından hiç vazgeçmedi,” açıklamasında bulundu.
“Britanya sanatının yanı sıra uluslararası modern ve çağdaş sanatın da evi olan Tate, bugün hem ulaşmayı hedeflediğimiz izleyici kitlesini hem de ülkemizin sanatçılarını yansıtan bir kurum konumunda. Kendi galerilerimiz, dijital platformlarımız ve Birleşik Krallık ile dünyanın çeşitli noktalarında gerçekleştirdiğimiz projeler sayesinde artık her zamankinden daha geniş bir kitleye erişiyoruz.”
Finansman krizi ve işten çıkarmalar
Balshaw’ın ayrılığı, Tate’te karmaşık bir döneme denk geliyor. Bu yılın başlarında The Art Newspaper, kurumun maliyetleri azaltmaya yönelik genel bir yeniden yapılanma kapsamında iş gücünün %7’sini azaltmaya hazırlandığını bildirmişti. Yaklaşık 40 pozisyon işe alım dondurmaları, hedefli yeniden yapılanmalar ve gönüllü ayrılıklar yoluyla kapatıldı.
Bu gelişmeler, Tate’in 3 Aralık 2024’te yayımlanan 2023–2024 yıllık raporunun ardından geldi. Raporda, müze grubunun 2024–2025 döneminde bütçe açığıyla çalışmak zorunda kalacağı açıkça ifade ediliyordu.
Tate sözcüsü o dönem sırasında yaptığı açıklamada şunları söylemişti:
“Bu yıl personel maaşlarını güçlendirebilmek ve yine de dengeli bir bütçe yakalayabilmek için titiz tasarruf tedbirleri uyguladık… Çalışanlarımıza uzun vadede yatırım yapmayı sürdürebilmemizin yolu, sürdürülebilir bir mali model oluşturmak ve bunu korumaktan geçiyor.’”
Tate için bu yıl başka zorluklar da getirdi. Kurum, Temmuz ayında yaptığı değerlendirmede son yıllarda ziyaretçi sayısında yaşanan düşüşe dikkat çekmiş; özellikle Avrupa’dan gelen 16–24 yaş arası ziyaretçilerin belirgin biçimde azaldığını not etmişti.
Tate’in kendi araştırmaları, yerli ziyaretçi sayısının Covid öncesi düzeylerin yaklaşık %95’ine ulaştığını gösterse de, The Art Newspaper’ın 2024 yıllık ziyaretçi raporu genel katılımın 2019’a, rekor seviyelerin görüldüğü yıla, kıyasla belirgin şekilde düşük olduğunu ortaya koydu. Covid-19 pandemisi öncesine göre Tate Modern’in ziyaretçi sayısı %25, Tate Britain’ın %32 ve Tate St Ives’ın ise %37 gerilemiş durumda.
Uzun vadeli yol haritası
Son yirmi yılda sanat kanonunu genişletmeye odaklanan Tate Modern’in güncel toplama ve programlama önceliklerinin en görünürü, yerli (indigenous) sanat pratikleri alanında yoğunlaşıyor. Kurum, 25. yılı kapsamında bu yıl Avustralyalı Yerli sanatçı Emily Kam Kngwarray’ın Birleşik Krallık’taki ilk büyük sergisini izleyiciyle buluşturdu. Tate’ten bir kaynak, The Art Newspaper’a Balshaw’ın “hayata geçirilen programların şekillendirilmesinde direktörlere güçlü destek verdiğini” aktardı.
Tate, Haziran ayında uzun vadeli mali sürdürülebilirliği güvence altına almak amacıyla, kısmen ABD müzelerinin öncülük ettiği modele dayanarak, bir adım attı ve yeni bir bağış fonu oluşturdu. Tate Future Fund adı verilen bu fon için şimdiden en az 50 milyon sterlin toplandığı açıklandı. İsminin açıklanmasını istemeyen bir Birleşik Krallık müze direktörü, The Art Newspaper’a “Bu son derece yerinde bir girişim. Tate’in mali yapısını çok daha sağlam bir zemine oturtacaktır,” açıklamasında bulundu.
Şimdi gözler, Balshaw’ın yerine geçecek isme çevrilmiş durumda. Yeni direktörün, yalnızca finansman ve ziyaretçi sayılarıyla ilgili zorlukları değil; yılın başında duyurulan yeni bir ek bina planlarıyla rekabet yaratması beklenen National Gallery hamlelerini de göğüslemesi gerekecek.
