Arama
E-bülten
E-bülten
Sergiler
Fuarlar
Kültürel Miras ve Müzeler
Sanat 3.0
Sanat Ekonomisi
Sinema
Sahneden
Tasarım
Kitap
Köşe Yazıları
Ajanda
Dükkân
Sergiler
Fuarlar
Kültürel Miras ve Müzeler
Sanat 3.0
Sanat Ekonomisi
Sinema
Sahneden
Tasarım
Kitap
Köşe Yazıları
Ajanda
Dükkân
Arama
Sahneden
Değerlendirme

Opera ve baleye katkısı için Timothée’ye teşekkürler

Aslında Timothée Chalamet’nin “Kimse umursamıyor” çıkışının aksine, 2026 itibarıyla opera ve bale dünyası kabuk değiştirmeye başladı. Şimdilerde dev bir dijital ve kültürel rönesans yaşanıyor. Peki ya sonrası?

Emel Akçay
20 Nisan 2026
Fotoğraf: Requiem for Mariza - Bart Grietens

Fotoğraf: Requiem for Mariza - Bart Grietens

Timothée Chalamet, mart başında Matthew McConaughey ile birlikte katıldığı bir Variety söyleşisinde opera ve bale hakkında yaptığı yorumlarla büyük bir tartışma başlattı. Chalamet, sinema salonlarının geleceği ve dijital platformların yükselişi üzerine konuşurken “Balede veya operada çalışmak istemiyorum; orada sanki ‘Hey, artık kimse bunu umursamıyor olsa bile bu şeyi hayatta tutmaya devam edin’ gibi bir durum söz konusu” dediği anda; sözlerinin sert algılanabileceğini fark ederek şaka yollu bir geri adım attı: “Bale ve opera yapan herkese saygım sonsuz... Sanırım şu an gereksiz yere laf atıyorum ve izleyici kitlemin yüzde 14’ünü kaybettim.”

Tabii ki iş işten geçti ve tartışma başladı. Ünlü oyuncu, günümüz şartlarında sosyal medya dahil tüm platformlarda kurumların ve sanatçıların hedefi haline geldi. Chalamet, Oscar yarışının en güçlü adaylarından olduğu 98’inci Akademi Ödülleri’nde sunucu Jon Stewart’ın da diline dolandı. Stewart oyuncunun bu sözlerine gönderme yaparak “Opera ve bale, Timothée Chalamet’yi nakavt etti” şeklinde esprisine malzeme yaptı. Ancak bence en yaratıcı karşılık, Metropolitan Operası’nın genç izleyiciler için “Timmy'nin Kayıp Yüzde 14’ü” indirim kampanyasıydı. Opera, yüzde 14 indirim için “TIMOTHEE” promosyon kodunu kullandı. Sanat dünyası, Chalamet’ye “Bizi hatırlattığın için teşekkürler” diyerek aslında çok akıllıca bir kriz yönetimi sergiledi.

Opera ve bale kabuk değiştiriyor

Şimdi gelelim o soruya: Opera - bale gerçekten çağdışı mı? Aslında Timothée Chalamet’nin “Kimse umursamıyor” çıkışının aksine, 2026 itibarıyla opera ve bale dünyası kabuk değiştirmeye başladı. Şimdilerde hiç olmadığı kadar teknolojik ve kapsayıcı bir döneme girerek dev bir dijital ve kültürel rönesans yaşıyor. Custom Market Insights’ın Global Live Entertainment Market 2025- 2034 araştırması da bunu destekliyor. Rapora göre 2025’te 59,1 milyar dolar değerindeki sahne sanatları sektörünün, yüzde 5,6’lık yıllık bileşik büyüme oranıyla 2034’te 96,6 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Tiyatro, bale, opera ve modern dans… Raporda tüm sahne sanatlarının çağdaş bir rönesans yaşadığı, teknolojideki gelişmelerin özellikle dijital sahne tasarımı ve interaktif aydınlatmalarla geleneksel performansları canlandırdığı ve onları genç izleyiciler için çekici hale getirdiği belirtiliyor.

Data Insights Market’in Global Perspectives on Opera Performance Growth: 2026-2034 Insights raporunda da opera şirketlerinin izleyicileri elde tutmak için giderek daha fazla dijital stratejiler benimsediğinin altı çiziliyor.

Uzun lafın kısası, özellikle yapay zekâ ve genç kitlelere ulaşma konusunda atılan somut adımlar, bu sanatları “geleneksel bir müze parçası” olmaktan çıkarıp teknolojiyle nasıl harmanlandığını gösteriyor.

Fotoğraf: Requiem for Mariza - Bart Grietens

Hibrit bir CGI, ‘Requiem for Mariza’

Geçen hafta izlediğim, Hollanda Ulusal Opera ve Balesi tarafından 2016’dan beri düzenlenen Opera Forward Festival bunlardan biri. 10 yıldır operaya çağdaş bakış açısı yaratmaya olanak sağlayan festivalde bu yıl Türk kadın besteci Meriç Artaç’ın (1990) “Requiem for Mariza” adlı eseri dünyada ilk defa sahnelendi. Disiplinlerarası çalışmalarıyla dikkat çeken Artaç, uzun yıllardır Amsterdam Konservatuvarı kompozisyon bölümünde hocalık yapıyor. Eserin librettosu Sarah Sluimer’e ait. Rejisör Silvia Costa şiirsel ve katmanlı prodüksiyonunda dijital ögeleri ustalıkla kullanmış. Çok iyi müzisyenlerden oluşan Yeni Avrupa Topluluğu ve Hollanda Ulusal Korosu’nu, uluslararası alanda büyük çıkış yapan orkestra şefi Sora Elisabeth Lee yönetiyor. Kuşkusuz ki eserin diğer etkileyici tarafı üst düzeyde icralarıyla Mariza rolünde Nina Van Essen ve Ra rolünde uluslararası üne sahip kontrtenor Maayan Licht.

Meriç Artaç'ın eserinde başkahraman Mariza, sonsuza kadar yok olmadan önce kendisini aniden tuhaf bir ara mekânda, bildiği hayat ile anlaşılmaz bir gelecek arasındaki alacakaranlık bölgede buluyor ve kendi requiemine tanık oluyor. Tüm bu unsurlar sahnede video sanatçısı Francesco D’Abbraccio tarafından kaydedilmiş ve bilgisayar tarafından oluşturulmuş görüntüleri birleştiren hibrit bir CGI tarafından sergileniyor.

Timothée Chalamet haklı mıydı? Eserin ilk sahnelendiği gün salonda seyirciler arasında otururken tüm dijital ögelerin yanı sıra sahnede üstün yetenekli şarkıcıların varlığı olmasaydı, Requiem for Mariza nasıl olurdu diye düşündüm. Sahne ortasında konumlanan küp içerisinde, özel bilgisayar kodlarıyla hazırlanan yapay zekâ destekli görüntülerde Mariza, ölmeden önceki son saniyelerinde bir anıdan diğerine savruluyor. Teknoloji sayesinde büyükannesinin serasındaki çiçeklerden karla kaplı bir ormana, bir hastane yatağındaki acılı anlarından eğer ölmezse yaşayacağı hayata bizi ortak ediyor. Ama tüm bu görsel şölenin yanında sahnede duyulan insan sesleri yine de en etkileyicisi olabiliyor. Yapay zekâ veya dijital sanat destekli gelecekte, işte bu yüzden, operanın bestelerle mi yoksa tamamen insan sesinin saflığına dönerek mi hayatta kalacağını merak etmekten kendimi alamadım.

Sonuçta festivalde sergilenen diğer yeni eserler ve seyircinin ilgisini de göz önüne alırsak Timothée Chalamet’nin başlattığı tartışmanın aslında operanın “kimsesiz” kalmasından ziyade, bu sanat dalının kitlesinin ve sunum biçiminin nasıl radikal bir şekilde değiştiğini kanıtladığını fark ettim. Chalamet opera ve balenin eski formunun can çekiştiğini kastetmiş olabilir, ancak ıskaladığı nokta opera ve balenin hatta tüm klasik sanatların eski izleyiciyi korurken, gelecek için yepyeni bir teknolojik ve sosyal taban inşa ettiğidir.

SahnedenoperaKültür-SanatGündem
E-bülten
Art Newspaper Türkiye
Hakkımızda
Çerez Aydınlatma Metni
Kişisel Verilerin Korunması
Aydınlatma Metni
Açık Rıza Onay Formu
Künye
Partnerlerimiz
Satış Noktaları
Kariyer
İletişim
Takip Edin
Facebook
Instagram
Twitter
© The Art Newspaper