Mısır’ın Krallar Vadisi’nde, altı mezarda yaklaşık 30 antik Hint dili yazıtının bulunması, M.S. 1.–3. yüzyıllar arasında Mısır’daki Hint varlığına dair yeni kanıtlar sunuyor.
Geçen hafta Hindistan’ın güneyindeki Chennai kentinde düzenlenen Uluslararası Tamil Epigrafisi Konferansı’nda, Paris’teki Fransız Asya Araştırmaları Okulu’ndan Charlotte Schmid ve Lozan Üniversitesi’nden Ingo Strauch, son araştırmalarını sundu. Araştırmada yazıtların Hindistan’ın farklı bölgelerinden geldiği tespit edilirken, çoğunluğunun modern Tamil ile bağlantılı eski bir dil olan Tamil-Brahmi ile yazıldığı ortaya kondu.
Bu keşifler, Roma dönemi Hint–Mısır ilişkilerine dair anlayışı önemli ölçüde genişletiyor. Bulgular, Yemen kıyısındaki Socotra Adası ve Kızıldeniz kıyısındaki antik Berenike kentiyle ilgili mevcut kanıtları tamamlıyor. Bu bölgelerde bulunan uzun metinler ve materyal kalıntılar, Hintlerin hem dini hem de ticari olarak uzun süreli bir varlık gösterdiğini ortaya koyuyor.
Mısırbilimci Steve Harvey, The Art Newspaper’a verdiği röportajda “Krallar Vadisi’ndeki mezarlarda yer alan Tamil grafitilerin şimdiye kadar gözden kaçmasının temel nedeni, konuyla yeterli bilgiye sahip kimsenin onları daha önce fark etmemiş olması gibi görünüyor. Hindistan dilleri üzerine çalışan çok az sayıda akademisyen Mısır’daki grafitileri inceliyor, oysa Yunanca ve Aramice grafitiler uzun zamandır tanınıyor ve çalışılıyor,” dedi.
M.Ö. 6. yüzyıldan itibaren Mısır, Pers Ahameniş İmparatorluğu ile yakın ilişkiler içindeydi. Bu imparatorluğun Hindistan ile de geniş ticaret bağlantıları vardı. Daha sonra, Roma döneminde, Hindistan ve Mısır yine dolaylı olarak ticaret yolları aracılığıyla birbirine bağlandı. M.Ö. 1. yüzyılda Roma şairi Horatius, Odes adlı eserinde Hindistan ve Mısır’ı zenginlik ve lüksle eş anlamlı olarak betimlemişti.
Harvey, Mısır’ın Kızıldeniz kıyısındaki Hint varlığına arkeologların zaten aşina olduğunu, ancak şunu belirtiyor, “Bu keşfe kadar, Nil Vadisi’ne erken dönemde Hindistan’dan gelen ziyaretçilere dair hiçbir somut kanıtımız yoktu.”

Cikai Korran adlı bir kişinin beş mezarda adını sekiz kez bıraktığı Tamil grafitisi. Fotoğraf: Ingo Strauch ve Charlotte Schmid
Schmid, The Art Newspaper’a “Benim için en çarpıcı olan, bu yazıtlarda kendini gösteren Hint kimliğinin ifadesi; dört farklı dil ve yazı sistemiyle kazınmış olmaları ve hepsinin Hindistan kökenli olması,” diyor.
Schmid, Yunanca, Sanskritçe ve Tamil yazıtlar içeren bir mezara işaret ediyor. Burada Tamil ve Sanskrit yazıtlar, Yunanca metnin içeriğine atıfta bulunuyor. “Bu, ortak bir kültürel kökenin farkında olduklarını ve bunu bu mezarlarda ifade etmek istediklerini gösteriyor,” diyor Schmid. “Ayrıca Tamil ve Sanskrit’i, Yunanca’yı da okuyabildikleri çok açık çünkü bu mezarlardaki grafitilerde en yaygın kullanılan dil Yunanca.”
Strauch ise şöyle ekliyor, “Bu yeni yazıtlar, Hindistan kökenli insanların alt kıtanın farklı bölgelerinden Roma Dönemi Mısır toplumuna nasıl entegre olduklarını gösteriyor. Bu keşif, Mısır’da henüz bulunmamış başka Hint yazıtları veya Hint eserlerinin de ortaya çıkabileceğini düşündürüyor.”

