Suriye’nin 2026 Venedik Bienali’ndeki ulusal pavyonunda sanatçı Sara Shamma’nın solo sergisi yer alacak. Projenin küratörlüğünü ise Yuko Hasegawa üstleniyor. 61. Venedik Bienali kapsamında sunulacak “The Tower Tomb of Palmyra” başlıklı sergi, Suriye İç Savaşı’nın 2024’te sona ermesinin ardından ülkenin uluslararası kültür ve sanat sahnesine dönüşünü vurgulayan önemli bir adım olarak görülüyor.

Yuko Hasegawa. Fotoğraf: Keizo Kioku
2024’ün sonlarında Londra’dan Şam’a dönen Sara Shamma, insan psikolojisini merkezine alan araştırma odaklı pratiğini sürdürmeye devam ediyor. Sanatçı pratiğinde, savaş, modern kölelik ve insan ticareti gibi ağır toplumsal başlıkları ele alıyor. İnsanlık hâlleri, kayıp, direnç ve kimlik üzerine yoğunlaşıyor. Sanatçı, yaklaşık otuz yıllık uluslararası kariyeri boyunca çok sayıda sergide yer aldı.
2026 Suriye Pavyonu, Suriye’nin kültürel mirasını görünür kılmayı ve savaş sürecinde yağmalanan eserlerin iadesi meselesini gündeme taşımayı hedefliyor. Palmyra’daki antik mezar kulelerinden ilham alan anıtsal bir yerleştirmenin odağında şekillenen sergi resim, mimari, ışık, ses ve kokuyu bir araya getirerek izleyiciye bütüncül ve immersif bir deneyim sunacak. Shamma, projenin yalnızca kaybı hatırlatan bir anlatı olmadığını, aynı zamanda umut, dayanışma ve ortak mirasın korunmasına yönelik güçlü bir mesaj taşıdığını ifade ediyor.
