Sanat ve mimarlığın kesişiminde deneysel mekân müdahaleleriyle tanınan uluslararası ödüllü sanatçı ve tasarımcı Melek Zeynep Bulut, “Eşyanın Sırrına Dair (The Living Room Alchemy)” isimli enstalasyonunu Londra’daki İngiltere Merkez Bankası Müzesi bünyesinde izleyiciyle buluşturdu. İngiltere Merkez Bankası’nın ikonik kubbesinin altında konumlanan, mimari kubbeye ve yapının tarihsel karakterine oyunlu göndermelerde bulunan eser, 3 Temmuz tarihine kadar ziyaret edilebilecek.
Dünyanın en büyük altın rezervlerinden birine ev sahipliği yapan ve yaklaşık 400.000 altın külçesini barındıran, Sir John Soane tasarımı tarihi yapıda yer alan müze 1694’teki kuruluşundan günümüze İngiltere Merkez Bankası’nın tarihine ve küresel ekonomiyle ilişkili geniş para ve sanat koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor.
Eser, Gestalt algı ilkeleri ile tarih boyunca maddeye yüklenen ezoterik anlamlar arasında oyunlu bir diyalog kurarak algının süreksiz ve değişken doğasını merkeze alan deneysel bir mimari müdahale olarak öne çıkıyor. Gestalt’ın, “gözün dış dünyayı nesneleri ve insanları olduğu gibi değil, zihnin kurduğu bütünlük üzerinden algıladığı” yaklaşımına referansla, yalnızca algı anında var olan ve üretildiği anda tüketilen bir sergi deneyimi öneriyor. Bu yönüyle eser, sabit bir nesneden ziyade, izleyicinin algısıyla sürekli yeniden kurulan bir deneyim alanı yaratıyor. Bu yaklaşım, mimarlık ile beden arasındaki işlev, bilgi ve algı ekseninde süregelen diyaloğa madde ile bilgi arasında bir geçiş alanı fikrini açan yeni bir sorgu ekliyor.
Eser; ışık, ses ve görüntü kırıcı panellerden oluşan silindirik bir formda. Ziyaretçinin katılımıyla görünür hale geliyor ve yansımalar üzerinden bir sonsuzluk illüzyonu yaratır. Algı kırıcı paneller, “madde çözücü” gibi işleyerek izleyicinin bedenini ve algısını dönüştüren geometrik bir kurgu oluşturuyor. Ziyaretçilerle etkileşim arttıkça görüntü ve ses anlık olarak yeniden biçimlenir ve her izleyiciye özgü, geçici bir deneyim ortaya çıkar. Bu yapı, sergiyi fiziksel bir nesne olmaktan çıkararak algı içinde gerçekleşen bir deneyime dönüştürüyor. Dönüşüm ve sonsuzluk fikrini maddede değil, bilincin kendisinde arayan bir yaklaşım sunuyor.

