Şarkıcı ve şarkı yazarı Lisa Ekdahl ilk albümüyle bir günde İskandinav müzik listelerini altüst edip zirveye yerleştiğinde yıl 1994’tü. Sakin, duyarlı, abartıdan uzak stili ve Astrud Gilberto’yu anımsatan sesiyle müzikseverleri ve eleştirmenleri anında büyüleyen Ekdahl’ın bu albümü dört kez platin kategorisine erişti ve sanatçıya üç Grammis Ödülü kazandırdı. Lisa Ekdahl, o günden bu yana kendi şarkılarının yanı sıra bossa nova ve caz standartlarına getirdiği yorumlarla hem uluslararası alanda hem de Türkiye’de sadık bir dinleyici kitlesi edinmiş durumda.
Lisa Ekdahl şarkı söylemeye 19 yaşında, Peter Nordahl Trio ile İsveç’in caz kulüplerinde başladı. Üç albüm kaydettiği toplulukla Paris’te verdiği konserler sanatçıyı Fransa’ya da tanıttı. 2001’de yayımlanan Lisa Ekdahl Sings Salvadore Poe başlıklı bossa nova albümü Fransa’da altın kategorisine ulaştı. 2009’da blues, pop-caz ve folk türlerini harmanlayan kendisine ait dokuz şarkıyı kaydettiği Give Me That Slow Knowing Smile albümü sanatçının kariyerinde bir dönüm noktasına işaret ediyordu. 2016’da İsveç’te Google aramalarına en çok yazılan isim olan Lisa Ekdahl, 2017’de När Alla Vägar Leder Hem albümüyle bir Grammis daha kazandı. 2018’de yayımlanan More of the Good albümüyle İskandinavya ile Fransa’yı kapsayan ve Paris Olympia’da sonlanan bir turneye çıktı. Sanatçı 16. stüdyo albümü Bang Bang I Mitt Hjärta’yı 2023’te piyasaya sürdü.
Lisa Ekdahl, istikrarlı üretimi, özgün müzikal dili ve farklı kuşaklara ilham veren yaklaşımıyla 2024’te İsveç Müzik Onur Galerisi’ne (Swedish Music Hall of Fame) seçildi.
Lisa Ekdahl, bu konserde kendine özgü vokal dili ve cazın incelikli tonlarıyla şekillenen repertuvarını İstanbullu dinleyicilerle buluşturarak sahnede zarif ve güçlü bir anlatı kuruyor.

