BRAFA, 71. yılı kapsamında 25 Ocak–1 Şubat 2026 tarihleri arasında Brussels Expo’da düzenlenecek. Klaas Muller başkanlığındaki fuar, Avrupa genelinden sanat profesyonellerini ve sanatseverleri Brüksel’de bir araya getirerek kenti güçlü bir uluslararası platforma dönüştürmeye hazırlanıyor. Fuara 18 ülkeden yaklaşık 150 galerinin katılıyor. Yılın sanat fuarları takviminin başında yer alan fuar, aynı zamanda Avrupa pazarı için önemli bir referans noktası olmasıyla da dikkat çekiyor.
BRAFA, geçtiğimiz yıl 72 bini aşkın ziyaretçiyle rekor kırarken, yalnızca bir sanat fuarı olmanın ötesinde keşif, buluşma ve paylaşımı odağına alan kapsamlı bir kültürel deneyim olarak da öne çıkıyor.

Klaus Muller
Fotoğraf: Guy Kokken
Avrupa’nın en eski fuarı olan BRAFA’nın son iki yıldır Yönetim Kurulu Başkanı olan Klaas Muller, “Bir önceki edisyon büyük bir başarıydı, ancak Yönetim Kurulu bu başarıyla yetinmemeye bilinçli olarak karar verdi. Bu kazanımı yalnızca kutlamak yerine, üzerine inşa etmeyi ve etkinliği daha da geliştirmeyi hedefledik. Bu doğrultuda, birçok heyecan verici yenilik hayata geçirildi,” diyerek bu yılki kapsamlı programa dikkat çekti.
Muller ayrıca, fuarın 2026 edisyonu için şimdiye kadarki en yüksek katılımcı sayısına ulaşılacağını belirtti. Aralarında BRAFA’ya ilk kez katılan önemli uluslararası galerilerin de bulunduğunu belirterek ziyaretçileri pek çok yeniliğin beklediğini ifade etti. Fuara bu yıl eklenen ve yeme-içmeye ayrılan yeni Salon 8’in ziyaretçi deneyimini zenginleştireceğini söyleyen Muller, buna karşın fuarın temel değerleri olan yüksek galeri kalitesi, uzmanlık çeşitliliği ve “insan ölçeğinde” olma anlayışının korunacağını, bunların yanı sıra sergileme ve dekorasyonda giriş alanında sürpriz bir dokunuş yapılacağını da sözlerine ekledi.
BRAFA’nın kalbi: Old Masters
Old Masters bölümü, her yıl BRAFA’nın sanatsal kimliğini belirlemede kilit bir rol oynarken, fuarın omurgasını oluşturan köklü galerilerin katılımı da istikrarlı biçimde sürüyor. Uluslararası sanat sahnesinin önde gelen galerileri arasında yer alan De Jonckheere (CH), Hartford Fine Art – Lampronti Gallery (MC) ve COLNAGHI (BK, BE, ES) bu yıl da BRAFA’daki yerini alıyor. Belçika merkezli Jan Muller Antiques (BE) ise, 16., 17. ve 18. yüzyıllara tarihlenen seçkin Flaman başyapıtlarını izleyiciyle buluşturuyor.
Yeni katılımcılar arasında yer alan Claudia Walendy yönetimindeki Arte-Fact Fine Art (BE) ise, kuruluşundan bu yana 16.–18. yüzyıllara tarihlenen 500’ün üzerinde Old Masters eserinin temsiliyetini üstleniyor.
Mobilya ve dekoratif sanatlar vurgusu
Bu yıl mobilya, tüm biçimleriyle fuarın odak noktalarından biri. Vintage ve çağdaş tasarımlardan Art Nouveau ve Art Deco’ya, 19. ve 20. yüzyıla tarihlenen mobilyalardan aydınlatma ve sanat objelerine uzanan kapsamlı bir seçki izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor.
19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başı dekoratif sanatlar alanında uzmanlaşan Brüksel merkezli Galerie Haesaerts-le Grelle (BE), BRAFA’daki ilk standını Belçika’da Art Nouveau’nun öncülerinden, modernist tasarımın kurucu isimlerinden Gustave Serrurier-Bovy’ye (Liège, 1858–1910) ayırıyor. Fuara bu yıl ilk kez katılacak olan Maisonjaune Studio (FR) ise, Ingo Maurer’in 1970’lerde Japonya’da tasarladığı, bambu ve kâğıttan el işçiliğiyle üretilen ve geleneği zarif bir modernlikle buluşturan nadir Hana avizesini izleyiciyle buluşturuyor.
İkonik ve çok konuşulacak yapıtlar
BRAFA, bu yıl da güçlü görsel kimliğe sahip, estetik ya da sembolik etkileriyle gerçek birer “conversation piece”e dönüşen çarpıcı objeleri öne çıkarıyor. Heykelsi, anıtsal ya da olağanüstü bir zanaatkârlığı temsil eden bu eserler, fuarın eklektik ve cesur karakterini yansıtıyor. Paris’in Saint-Germain-des-Prés semtinde konumlanan Galerie Mathivet (FR), Maurice Dufrène’in (1876–1955) yaldızlı bronz ve camdan üretilmiş, yaklaşık 1913 tarihli Lampe aux chrysanthèmes adlı eserini sunarak, doğalcılık ile dekoratif zarafeti buluşturan nadir bir Art Nouveau örneğini izleyiciyle buluşturuyor. Guy Pieters Gallery (BE) ise Yves Klein’in 1957 tarihli, sanatçının imzası hâline gelen ultramarin pigmentle kaplı dünya haritası La Terre Bleue ile fuarın en tanınabilir ve etkileyici yapıtlarından birini sergiliyor.
